(Yıl sonu müsameresi. Mezunlar)

Konusmak istiyorum siiri için tıklayınız.

TOPLU: Dinleyin ey insanlar, dinleyin.

Ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
üzerime yüreğimden başka muska takmadan
konuşmak istiyorum.

 

TOPLU:

Konuşmak istiyorum

 

Biz günde bin kere tih çölündeyiz
ne bıldırcın kuşları görmüşüz göğümüzde
ne kudret helvasından bir tad var soframızda.
kızıldeniz en delişmen günlerini yaşarken gençliğinin,
tûr-u sîna sessiz sessiz kan ağlar göğsümüzde..

 

Biz.. gün gelip dirilmek için,
bir yiğit mûsa
ve bir âsâ
ve bir yed-i beyzâ bekleriz.

bizi alıp götüren, sonra tekrar götüren
bizi alıp bedirlere uhutlara götüren
endülüs’e kudüs’e istanbul’a götüren
cesur ve heybetli ve diri
ve gümbür gümbür gelen bir erkeklik şöleni

TOPLU:

bir yiğit mûsa
ve bir âsâ
ve bir yed-i beyzâ bekleriz
.

3.

YA RABB!

İnâyetinle halâs et ki, dalga dalga zalâm
İçinde kaynamasın, çırpınıp duran İslâm!

Bu secdegâha kapanmış yanan yürekler için;
Bütün solukları feryâd olan şu mahşer için;

Harîm-i Kâbe’n için; sermedî Kitâb’ın için;
Nasîb-i dâimi hüsran kesilmiş ümmet için;
Şu hâk-i pâke bürünmüş semâ-yı rahmet için;
Biraz ufukları gülsün cihân-ı İslâm’ın!

 

TOPLU: Biraz ufukları gülsün cihân-ı İslâm’ın!

 

4.

Savaşa girdin kalbim bin yara aldı beni
Ne denli acı varsa aradı buldu beni

 

Seni bir bomba gibi taşımak bu göğüste
Bir Ebubekir kıldı, bir Ömer kıldı beni

 

Kurmak bize düştü bu kalbi sökülmüş çağı
Buyruk en ağır yükün altına saldı beni

 

Böyle çıktım alana ve yürüdümm, yürüdüm..
Ne görebildi kimse, ne anlayabildi beni

Ve put alanlarından geçtim, İbrahim gibi
Bir savaş bildi beni, bir eylem bildi beni

 

TOPLU:

Ve put alanlarından geçtim İbrahim gibi
Bir savaş bildi beni bir eylem bildi beni

 

5.

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.

Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

 

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;

Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.

 

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;

Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

 

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;

Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

 

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;

Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

 

TOPLU:

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

 

6.

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?  Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu’nun,Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Toplu:Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu’nun,Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! 7.Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

 

TOPLU:

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

8.

Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığın
Saçlarınız ızdırap denizinde bir tutam başak
Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana
O inanmışlar çağının.

 

Gürültü susar ses donar sevgi tohumu patlar
Sessiz bir bombadır konuşur derinlerde.

 

Gün olur toprak uyanır uyanır böcekler
Sarı bozkır titrer çıplak dağlar yeşerir gök yıkanır kirli
dumanlardan

 

Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü
Çatlayacak yalanın çelik kabuğu
Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu.

 

TOPLU:
Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu.

 

9.

Kırılır da birgün bütün dişliler,
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim.

Gökten bir el yaşlı gözleri siler.
Şenlenir evimiz barkımız bizim.

Yokuşlar kaybolur çıkarız düze.
Kavuşuruz sonu gelmez gündüze.

Sapan taşlarının yanında füze,
Başka alemlerle farkımız bizim.

 

Yer ve gök su vermem dediği zaman,
Her tarlayı sular arkımız bizim.

 

Kurtulur dil,tarih,ahlak ve iman.
Görürler nasılmış neymiş kahraman.

 

TOPLU:

Kurtulur dil,tarih,ahlak ve iman.
Görürler nasılmış neymiş kahraman.

 

10.

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

 

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

 

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

 

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsa,

 

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

 

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

 

TOPLU:

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

 

Altımızda kayan bu ölü şehri, durdursana

Ey gücü toprak kadar eski
Eey gücü yer kadar ağır çocuk

Büyüyen elimin üstüne koy elini

Sana, bir yürek vuruşu gibi belirli
Gelen zamanı, haber veriyorum

 

TOPLU: Haber veriyorum

……………

12.

Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden

Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm

 

 

TOPLU

Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm 
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm

———————–

13.

Yüreklerden taşsın
Yine, imanlar!

Itri, bestelesin Tekbir’ini;
Evliya okusun Kur’an’lar!

Ve Kur’an’ı göz nuruyla çoğaltsın
Kayışzade Osman’lar!

Naatını Galip yazsın,
Mevlid’ini Süleyman’lar!

Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin Sinan’lar!

Vicdanlar, sakat çıkmadan,
Ya MUHAMMED, yarına;
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
Adem oğullarına!

 

TOPLU:
Vicdanlar, sakat çıkmadan,

Ya MUHAMMED, yarına;
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
Adem oğullarına!

 

Şiir irtibat:) youtube.com/watch?v=gc_t4YDaXxs