Çok Şükür Gençliği

Geçenlerde tertiplenen büyük çaplı bir yarışmanın neticesi bizleri sevindirdi. Türkiye derecesine girip Ankara görenlerden biri de İrem’di çünkü;)

Okudukça nefes alan, derdi olmadığında derdi ikiye katlanan, Fen Lisesi’ni kazanıp imam hatip lisesi arzulayan, gözünü dünyaya  gönlünü ukbaya dikmiş milyonlarca “çok şükür  gençliği”nden biri İrem.

Sanırım “sessiz değil, sesbiziz” diyenlerden kendisi.

2053’teki Türkiye ve dünyanın resmini çiziyor zarif kelimeleriyle .  “Anadolu’nun köyleri Mecidiyeköy’e;  İstanbul da  Hollywood’un film sahnelerine döner” , diye hayalgücümü uyku modunda kullanırken ben; okuyunca o yazıyı, inşallah İrem ya, inşAllah, dedim sevinerek. Muşahhas olsa sarılacağım fikre. İnsanlar gibi, hayallerin de günde beş kere sarılma ihtiyacı var bence.

Yukarıdaki listede dereceye giren isimler mevcut. İzini koparır koparmaz, bahsettiğim metni de paylaşayım.

“Çok Şükür Gençliği” bugün bunu yazdıysa, yaşar yazdığını yakında.  İnşallah, çok şükür ve elhamdulillah.

 

 

Dereceye Giren Eser Ve Müellifleri (Yukarıda mı demiştim. Aşağıdaymış:)

İrem Özdemir’in yazısından bir bal:

“Sarsılmaz otoriteyi, yıkılmaz denen zulme mahsus fildişi kuleyi de yanına almak kaydıyla yıkacak. Çanakkale’de yediği tokadı halen sindirememişleri, Ayasofya’yı göz hapsine alanları, Kudüs’te hak iddia edenleri öyle bir dumura uğratacak ki; yer yerinden oynayacak. Zelzele ile değil, yangın ile değil, Batı’nın yağdırmaya alışık olduğu bombalarla hiç  değil;  “ADALET” olacak bu sarsıntının müsebbibi.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.