Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik…

 

“Zaman bendedir ve mekân bana emanettir! ” şuurunda bir gençlik…

 

  1. Devlet ve milletinin büyük çapa ermiş yedi asırlık hayatında

ilk iki buçuk asrını aşk, vecd, fetih ve hakimiyetle süsleyici;

üç asrını kaba softa ve ham yobaz elinde kenetleyici;

son bir asrını, Allah’ın Kur’an’ında “belhüm adal” dediği hayvandan aşağı taklitçilere kaptırıcı;

en son yarım asrını da işgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, türkü madde plânında kurtardıktan sonra ruh plânında helâk edici

tam dört devre bulunduğunu gören…

 

  1. bu devirleri yükseltici aşk, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi…

beşinci devrenin kapısı önünde dimdik bekleyen bir gençlik…

 

  1. gökleri çökertecek ve yeni kurbağa diliyle bütün “dikey”leri “yatay” hale getirecek bir nida kopararak

 

********“mukaddes emaneti ne yaptınız? ”

diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik…

 

  1. dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik…

 

  1. halka değil “Hakk”a inanan,

meclisinin duvarında “hakimiyet “Hakk”ındır” düsturuna hasret çeken,

gerçek adaleti bu inanışta ve halis hürriyeti hakka kölelikte bulan bir gençlik…

 

  1. emekçiye

benim sana acıdığım ve yardımcı olduğum kadar sen kendine acıyamaz ve yardımcı olamazsın! ama sen de, zulüm gördüğün iddiasiyle, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başıboş bırakılamazsın!”,

 

kapitaliste ise

“Allah buyruğunu ve Rasul ölçüsünü kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın! “, ihtarını edecek…

 

  1. kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik…

 

  1. bir buçuk asırdır yanıp kavrulan,

 

bunca keşfine ve oyuncağına rağmen,

buhranını yenemeyen ve kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığını,

 

türkün de yine birbuçuk asırdır

işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi,

 

o mübarek oluş sırrını çözecek

ve her sistem ve mezhep,

-ortada ne kadar hastalık varsa- tedavisinin

 

ve ne kadar cennet hayali varsa- hakikatinin islâm’da olduğunu gösterecek;

 

ve bu tavırla yurduna islâm âlemine ve bütün insanlığa numunelik teşkil edecek bir gençlik…

 

  1. ******“kim var! ” diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert     * *  *       “b e n    v a r ı m ! ” cevabını verici,

 

her ferdi ********“benim olmadığım yerde kimse yoktur! ” duygusuna sahip bir dava ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik…

 

  1. can taşıma liyakatini,

“canların canı” uğrunda can vermeyi, cana minnet sayacak kadar gözü kara

 

ve o nisbette strateji ve taktik sahibi bir gençlik…

 

  1. büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle,

“zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar”   gözü keskin bir gençlik…

 

  1. bugün,

komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı,

çıkartma kağıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı,

 

fuhş albümü gazetesi, şaşkına dönmüş ailesi

 

******ve daha nesi ve nesi,

 

hasılı, güya kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden silkip atabilecek,

 

  1. kendi öz talim ve terbiyesine,

telkin ve telbiyesine memur vasıtalara kadar,

nefsini koruyabilecek,

 

tekbaşına onlara karşı durabilecek

ve çetinler çetini bu işin destanlık savaşın kazanabilecek bir gençlik…

 

  1. annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa,

gelmiş ve geçmiş bütün eski nesillerden hiç birini beğenmeyen,

 

onlara   ******“siz güneşi ceketinizin astarı içinde kaybetmiş marka müslümanlarısınız! gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi! ” diyecek

 

ve gerçek müslümanlığın “ne idüğü”nü ve “nasıl”ını gösterecek bir gençlik…

 

  1. tek cümleyle,

Allah’ın, kâinatı yüzüsuyu hürmetine yarattığı sevgilisinin,

âlemleri -manto gibi- bürüyen eteğine tutunacak,

 

O’ndan başka hiçbir tutamak,

dayanak, sığınak,

barınak tanımayacak

 

ve o’nun düşmanlarını ancak kubur farelerine denk muameleye lâyık görecek bir gençlik…:”)

 

  1. (+++ ) bu gençliği karşımda görüyorum.

 

maya tutması için otuz küsür yıldır,

devrimbaz kodamanların viski çektiği kamıştan borularla

ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım

 

ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında

 

uykusuz, susuz, ekmeksiz,

başımı secdeye mıhlayıp

bir ömür Allah’a hamd etme makamındayım.

 

  1. (+ + +) genç adam!

 

bundan böyle senden beklediğim,

manevî babanın tabutunu musalla taşına,

 

anadolu kıtası büyüklüğündeki, dâva taşını da gediğine koymandır.

 

  1. *****surda bir gedik açtık;

*****mukaddes mi mukaddes!
*****ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!
..”

Necip Fazıl Kısakürek