Avrupa Notları

“İstanbul’u gezerken sizleri içine çeken büyüleyici bir atmosferi vardır. Bu şehirde koca medeniyetlerin izlerine ulaşırsınız. İslam medeniyetiyle kendi kimliğini bulduğuna şahit olursunuz İstanbul’un. Süleymaniye’ye bakarken bir daha bakma gereği duyarsınız. Oysa Nuri Pakdil Paris’te Notre – Dame’ın duvarlarına bakarken aynı hissiyatı kendisinde uyandırmadığını söyler. Notre – Dame’ın taşları kalıp kalıp sıkıntıdır. Kiliseler Batı dünyasında sadece bir simge olarak hayatiyetini sürdürmektedir. Bir çok Batı ülkesinde Amerika’da dahil, kiliseler kendi işlevlerini görmüyor Pazar günleri sadece birkaç kilisede ayin yapılır duruma gelmişlerdir. İnsanlar kilisenin matlığından ötürü ateizmi tercih eder hale geldiler tabii bundan yukarda belirttiğim gibi heykellerin kalplerini taşlaştırması ve Tanrı düşüncesinin önüne engel teşkil etmesinin etkisi büyüktür. ‘Hepside hayattan kovulmuş, yani hepsi de dışında kalmış hayatın. Bir daha hayat çıkmaz buralardan. Zaten, insana son Peygamber aracılığıyla Mutlak Öğreti sunulduktan sonra, bütün kiliseler hayatın dışında kalmıştı.’ (syf:50)

Annelere karşı gelinmez. Bizim uygarlığımız annelere övgü uygarlığıdır, anneleri yüceltme uygarlığıdır. Paris’se annesini yitirmiş bir çocuktur. Bu yüzden darmadağınıktır evin içi.(syf:53) İstanbul’da ne kadar güvercin varsa Paris’te o kadar köpek olduğunu söyler yazar. ‘Sahiplerinin kolları yoruluyor iplerini tutmaktan. Köpekleri getirip masaların yanında tutmakla bozmuş oluyorlar konumunu doğanın. Kırın ve kentin konumudur bozulan. Çünkü köpek kıra aittir.'(syf:100)

Düşüncenin düş aleminden dil alemine geçişinin tecellisidir kelimeler. Nuri Pakdil, kelimelerin en etkili ve evrensel silah olduğunu göstermiştir bizlere. ‘Sınırlı devletler gibi sınırlı ülkeleri de yoktur kelimelerin. Her kelime kendi başına sınırsızlığın bir parçasıdır.'(syf:61)

Batı seyahatini sonlandırıp Türkiye’ye dönerken dört gün kaldığı Roma ile ilgili söylediği cümle ülkemiz de bir tane şehri bana hatırlatır. Kitabı okuduktan sonra bir kere ziyaret amaçlı gitmiştim. O cümle bir kenti ancak bu kadar kısa tasvir edebilirdi. ‘Türkiye’ye dönerken dört gün kaldığım Roma: Put kuyusu.'(syf:103) Israrla önerimi yineliyorum; Nuri Pakdil’e geç kalmamanızı diliyorum. İyi okumalar.

Batı Notları
Nuri Pakdil
Edebiyat Dergisi Yayınları

Alıntı Hüseyin Sultanoğlu – 26.08.2011 http://www.kitaphaber.com.tr/bat-notlar-nuri-pakdil-k748.html

 

“Bir ülke, utanma duygusunu yitirmişlerle dolunca, sürgünler ülkesi olur. Utanma duygusunu yitiren, kendi kendisini yitirmiş bir sürgündür.”  s.110 https://1000kitap.com/kitap/bati-notlari–19381?b=alintilar

“Boynumuz ağrıdı Batıya bakıp durmaktan!
Üstelik Batının çekip körelttiği gözlerle bakıyoruz Batıya..
Niye?
Neye baktığımızı bilmeden..”